Depremlerle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Şener Üşümezsoy, geçtiğimiz hafta meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremlerin etkilerini değerlendirdi. Özellikle Bursa, Çanakkale, Yalova ve İstanbul'da hissedilen bu depremlerin ardından Prof. Üşümezsoy, yeni riskli bölgelere dikkat çekti, özel olarak Çanakkale Biga'ya önem verdi.

Biga Yarımadası'nın deprem riskini matematiksel olarak açıklayan Üşümezsoy, Bandırma Körfezi'nden Edremit Körfezi'ne uzanan bir hat boyunca Biga Yarımadası'nın ayı kafasına benzeyen bir şekilde konumlandığını belirtti. Bu bölgede Bandırma'dan Edremit Körfezi'ne doğru uzanan bir fay hattı ve makaslama zonu bulunduğunu ifade eden Üşümezsoy, geçtiğimiz hafta yaşanan 5 büyüklüğündeki depremin bu fay hattında gerçekleştiğini vurguladı.

Prof. Üşümezsoy, Biga Yarımadası'nın, Marmara Denizi'nin güney bölgesinde risk taşıyan bir alan olduğunu ve özellikle 1999 depreminin ardından bu bölgenin önem kazandığını belirtti. Kuzey Marmara'daki fay hattının 1999'da, doğu Marmara'nın 1912'de, batı Marmara'nın ise 1912'de Tekirdağ ve Silivri'deki fay hatlarıyla kırıldığını ifade eden Üşümezsoy, bu nedenle 1999 depremlerinde stres yüklenmiş bir hat olduğunu açıkladı. Bu bilgiler doğrultusunda Biga Yarımadası'nın deprem riski taşıyan bir bölge olduğunu vurgulayan Üşümezsoy, haritalarla desteklediği bu açıklamalarıyla bölgedeki insanlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

İKİ FAY ARASINDA

Kapıdağ Yarımadası'nın Bandırma Körfezi ile Edremit Körfezi arasındaki alanı göstermekte ve Edremit Körfezi'ni denetleyen Midilli Adası'nı içermektedir. Bu bölgede, 1737 yılındaki büyük deprem dışında, 1953 yılında Yenice-Gönen fay hattında meydana gelen 7.3 büyüklüğündeki önemli bir deprem yaşanmıştır. Kırmızı ve mavi renklerle belirtilen kesim dışında kuzeyde, Bandırma Körfezi'nden Buğdaylı – Sarıköy, Ilıca hattı boyunca uzanan fay hattı, Güneybatıya doğru Evciler'den Plüton'un güneyine kadar kıyıya uzanmaktadır.

İki ana fay hattının olduğu belirtilmiştir. Bunlardan biri, Yenice'den Güney Edremit'e uzanan ve Edremit Körfezi'ni kuzeyden ayıran düşey bir faydır. Diğer bir kolu ise Ayvacık'tan Evciler'e kadar uzanan ve Edremit Körfezi'nin batı ucundan Babakale'ye kadar olan bölgedeki düşey bir fay hattıdır. 2017'deki Ayvacık depremi, Edremit Körfezi'nin en batı ucunda Bababurnu ile Ayvacık arasındaki bu fay hattında gerçekleşmiştir. Kuzeyden gelen Skinos fay hattına doğru uzanan bir diğer fay hattı ise bu bölgeyi sınırlamaktadır.

Edremit Körfezi ve batı ucu Babakale ile Midilli Adası, Kuzey Ege'de önemli bir jeolojik yapı oluşturan bir ikizkenar üçgen şeklinde görülmektedir. Bu yapı, Kuzeydoğu kenarının Ayvalık'tan Dikili'ye kadar uzanması ve güney kenarının Foça Körfezi'ne bakan Karaburun ile Foça açıklarındaki sınırı oluşturmasıyla dikkat çekmektedir. Bu analizlere dayanarak, Prof. Şener Üşümezsoy, bu bölgede olası deprem risklerine dikkat çekmiş ve vatandaşların bu duruma karşı hazırlıklı olmalarını önermiştir.